2026 yılında küresel belirsizlik ve jeopolitik riskler nedeniyle uluslararası finans piyasalarındaki oynaklığa karşılık, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) makroihtiyati politika adımlarıyla Türk lirasına geçişi teşvik etti. Bu adımlar, enflasyonla mücadele kapsamında politika faizini desteklerken, kredi büyümesinin enflasyonla uyumlu seviyelerde kalmasını sağladı.
Ocak ayında yabancı para (YP) kredilere getirilen büyüme sınırı sıkılaştırılırken, tüketici kredili mevduat hesapları (KMH) için de benzer bir düzenleme yapıldı. Mart ayında ise kredi büyümesine dayalı zorunlu karşılık uygulamasında istisnalar daraltıldı. Mayıs sonunda tüketici kredileri, KMH limitleri ve TL ticari krediler için büyüme sınırları daha da düşürüldü.
YP kredilere getirilen sınırlamalar sonucunda, kur etkisinden arındırılmış yıllıklandırılmış YP ticari kredi artışı 28 Ağustos itibarıyla yüzde 11,2’ye geriledi. Ayrıca, TL cinsinden yurt dışı repo işlemlerinden sağlanan fonlar ve yurt dışı krediler için zorunlu karşılık oranları ocakta artırıldı.
Program süresince kredi faizleri TCMB’nin politika adımlarıyla uyumlu seyretti. Fonlama maliyetlerindeki artış, hem ticari hem de bireysel kredi faizlerine yansıdı. YP kredi büyümesindeki kısıtlamalar, ticari kredi kompozisyonunu Türk lirası lehine değiştirdi.
Sıkı finansal koşullar nedeniyle reel sektörün borçluluğu ve finansal kaldıraç oranı tarihi ortalamaların altına inerken, YP krediler büyük firmalarda yoğunlaştı. Makroihtiyati düzenlemeler hanehalkı borçluluğunu dengeleyerek bireysel kredi kartı ve KMH büyümesini yavaşlattı.
Hanehalkı varlıklarında TL mevduat tercihi öne çıkarken, değerli metal fiyatlarındaki hızlı yükseliş YP mevduat kompozisyonunda kıymetli maden hesaplarının payını artırdı. Bankacılık sektörünün takibe dönüşüm oranı, Temmuz 2026 itibarıyla yüzde 2,9’a yükselerek geçen yılın aynı dönemine göre artış gösterse de tarihi ortalamasının altında kaldı. Bu artışta KOBİ kredileri, tüketici kredileri ve bireysel kredi kartlarının etkili olduğu belirtildi.
Ocak 2026’da kredi kartları ve ihtiyaç kredilerine yeniden yapılandırma imkanı tanındı. Takipteki alacaklar için ayrılan yüksek karşılıklar ve bankaların güçlü sermaye yapısı, finansal istikrara yönelik riskleri sınırladı. Bankacılık sektörünün istikrarlı karlılık yapısı, sermaye yeterliliğini desteklemeye devam etti. Sektörün Sermaye Yeterliliği Rasyosu (SYR), 2026 yılı itibarıyla sonlandırılan geçici esnekliklere rağmen Basel kriterlerinin ve BDDK hedefinin üzerinde seyretti.
Kur Korumalı Mevduat (KKM) uygulamasından çıkış stratejisi kapsamında, gerçek kişiler için 23 Ağustos 2025’te hesap açma ve yenileme işlemleri durduruldu. Bu kararın ardından gerçek kişi KKM bakiyesi Ağustos 2026’da sıfırlandı. Tüzel kişiler için de 15 Şubat 2025’te benzer işlemler sonlandırıldı ve tüzel kişi KKM bakiyesi 2025 sonunda sıfıra indi.
Ağustos 2023’te toplam mevduatın yüzde 26,2’sini oluşturan KKM bakiyesinin tasfiyesiyle birlikte, TL mevduatın toplam mevduat içindeki payı 28 Ağustos 2026 itibarıyla yüzde 61,5’e yükseldi. Bu durum, KKM’nin Türk lirası teşvik edici rolü çerçevesinde TL mevduatın payını artırdı.
Gelecek dönemde, Türk lirası cinsinden yatırım araçları teşvik edilecek. Kredi büyümesine yönelik para politikasıyla uyumlu politikalar sürdürülecek, yatırım ve ihracata yönelik faaliyetlerde finansman koşulları iyileştirilecek. Yabancı para mevduatın cazibesi azaltılarak, TL mevduatın payının ve vadesinin uzatılmasına yönelik politikalar devam edecek.
İç talebi dengelemek, enflasyon beklentilerini çıpalamak ve cari işlemler açığını azaltmak amacıyla bireysel krediler ve hedefli olmayan ticari kredilerde para politikası duruşunu destekleyici politikalar uygulanacak. Finansal sektör düzenlemeleri, uluslararası standartlara uyum ve sektördeki gelişmeler gözetilerek geliştirilecek. Basel III Final (Basel IV) düzenlemesine uyum ve tasarruf finansman şirketlerinin sağlıklı büyümesi için mevzuatta gerekli değişiklikler yapılacak.
Reklam & İşbirliği: [email protected]