NATO Genel Sekreter Yardımcısı, İttifak üyesi olup AB üyesi olmayan müttefiklerin ortak savunma açısından hayati önem taşıdığını belirtti. Shekerinska, Avrupa Parlamentosu (AP) Güvenlik ve Savunma Komitesi’nde milletvekillerini NATO Ankara Zirvesi hakkında bilgilendirdi.
Ankara Zirvesi’nin son derece başarılı geçtiğini vurgulayan Shekerinska, stratejik konularda uzlaşı sağlandığını ifade etti. Tehditlerin belirlenmesi, ortak yanıtlar, dayanışma, 5. Madde’ye bağlılık, Ukrayna’ya destek ve savunma sanayi işbirliği gibi tüm başlıkların zirvede ele alındığını ve mutabakat sağlandığını söyledi.
Shekerinska, zirvenin dönüştürücü etkilerine dikkat çekerek, savunma yatırımlarının ilk başarı alanı olduğunu belirtti. Müttefiklerin Lahey’deki taahhütlerini hayata geçirdiğini ve Avrupa’daki müttefikler ile Kanada’nın gayri safi yurt içi hasılalarının yaklaşık yüzde 4’ünü savunma ve güvenlik için harcadığını aktardı. Bu durumun transatlantik ittifakın daha dengeli bir yapıya kavuştuğunu gösterdiğini kaydetti.
Avrupa savunmasını destekleme çabalarını memnuniyetle karşıladıklarını belirten Shekerinska, bu çabaların NATO ile uyumlu ve tamamlayıcı olması gerektiğini vurguladı. NATO üyesi olup AB üyesi olmayan müttefiklerin katkılarının ortak savunma için vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Zirveyi başarılı kılan ikinci nedenin savunma üretimi ve sanayi işbirliği alanındaki gelişmeler olduğunu belirten Shekerinska, Ankara’da düzenlenen NATO Savunma Sanayi Forumu’nun Avro-Atlantik savunma işbirliğinin gücünü ortaya koyduğunu ifade etti. Transatlantik ölçekte bir sanayi devrimi yaşandığını ve daha az engele ihtiyaç duyulduğunu dile getirdi.
Zirveyi başarılı kılan üçüncü hususun ise Ukrayna’ya desteğin güçlü biçimde teyit edilmesi olduğunu aktardı. Rusya’nın saldırganlığının henüz sona ermediğine dikkati çekti. Shekerinska, zirve öncesinde belirlenen 3 önceliğe odaklanıldığını ve tüm müttefiklerin uzlaşısıyla anlamlı sonuçlar elde edildiğini belirtti.
Shekerinska, NATO 3.0 kavramının ‘dönüşüm’ anlamına geldiğini ve bu dönüşümün finansman, kabiliyetler ve zihniyet değişimi gerektirdiğini vurguladı. Avrupa’daki müttefikler ile Kanada’nın ABD’nin üstlendiği görevleri yerine getirebilecek kabiliyetleri kazanmasının bu sürecin önemli bir parçası olduğunu sözlerine ekledi.
Reklam & İşbirliği: [email protected]