İşgalci İsrail yönetimi, Gazze ve Batı Şeria’da yıllardır uyguladığı işgal stratejisini artık gizleme ihtiyacı duymuyor. Gazze’de süren topyekûn saldırılarla binlerce sivil katledilirken, Batı Şeria’da da yerleşim planları hız kazandı. İsrail, sözde “Büyük İsrail” vizyonuyla Filistin topraklarını parçalayarak Filistin devletinin varlık ihtimalini sıfırlamayı amaçlıyor.
İsrail, Gazze’yi kalıcı şekilde işgal haritasına eklemeyi hedeflerken aynı anda Batı Şeria’da yüzlerce işgalci Yahudi yerleşimi kurarak bölgenin coğrafyasını değiştiriyor. Tel Aviv yönetimi, Oslo Anlaşmaları’na rağmen yerleşimleri artırarak Filistin’in yaşam alanlarını daraltıyor. Batı Şeria’nın üçte biri işgalci Yahudi yerleşimcilerin kontrolünde bulunuyor, bu da Filistinlilerin gündelik hayatını olumsuz etkiliyor.
Gazze’de uygulanan ağır abluka ve soykırım, bölgenin yaşanmaz hale gelmesine neden oluyor. Evler, hastaneler, okullar yıkılarak milyonlarca insan yerinden ediliyor. Bu duruma Batı Şeria’daki yeni yerleşim hamleleri eklenince, İsrail’in hedefi askeri zaferden ziyade kalıcı coğrafi mühendislik olduğu anlaşılıyor.
İsrail Başbakanı Netanyahu, “Büyük İsrail” vizyonuna bağlılığını açıkça dile getiriyor. Netanyahu’nun ve hükümet üyelerinin açıklamaları, Filistin devletinin kurulmasını imkansız hale getirme ve İsrail’in egemenliğini pekiştirme amacını taşıyor.
İsrail’in bu politikaları, Arap dünyasında ve uluslararası alanda sert tepkilere neden oluyor. Ürdün ve Mısır gibi ülkeler, Netanyahu’nun politikalarını tehlikeli ve kışkırtıcı olarak nitelendirirken, BM ve Avrupa ülkeleri de planları kınayan açıklamalar yapıyor.
İsrail’in Büyük İsrail vizyonu, Filistin toprakları üzerindeki hakimiyetini pekiştirme çabalarını gözler önüne seriyor. Bölgedeki gerilimler artarken, uluslararası toplumun bu politikalara karşı nasıl bir tutum alacağı merak konusu.
Reklam & İşbirliği: [email protected]