Almanya’nın Saksonya-Anhalt eyaletinde yapılan seçimlerde, aşırı sağcı Almanya için Alternatif (AfD) partisi oy oranını iki katından fazla artırarak yüzde 43,8’e yükseltti. Bu sonuç, partinin tarihindeki en yüksek eyalet seçim başarısı oldu ve Almanya siyasetinde yeni bir dönemin habercisi olarak değerlendiriliyor.
Seçimlerde en büyük kaybı ise eyaleti 2002’den beri yöneten Hristiyan Demokrat Birlik (CDU) yaşadı. CDU’nun oyları yüzde 37,1’den yüzde 17,2’ye gerilerken, genel başkan Friedrich Merz’in partisi tüm doğrudan milletvekilliklerini AfD’ye kaptırdı.
AfD, Saksonya-Anhalt’ta açık ara birinci olmasına rağmen tek başına hükümet kuracak çoğunluğa ulaşamadı. 83 sandalyeli eyalet meclisinde 39 milletvekilliği kazanan parti, çoğunluk için gereken 42 sandalyenin üç gerisinde kaldı. Diğer partilerin AfD ile koalisyon kurmayı reddetmesi, eyalette hükümetin nasıl kurulacağı sorusunu gündeme getirdi.
AfD’nin başarısını dikkat çekici kılan bir diğer unsur ise destek aldığı seçmen profili oldu. Alman kamu yayıncısı ARD adına yapılan sandık çıkış araştırmasına göre AfD, 18 ile 69 yaş arasındaki tüm seçmen gruplarında birinci sırada yer aldı. Partinin oy oranı 35-44 yaş grubunda yüzde 53’e, 45-59 yaş grubunda ise yüzde 52’ye ulaştı.
Yeditepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Furkan Kaya, seçim sonuçlarının AfD’nin başarısından çok Almanya’daki merkez siyasetin güven kaybını gösterdiğini belirtti. Kaya, seçmenin önemli bir bölümünün mevcut düzene karşı mesaj verdiğini ifade etti.
AfD’nin oy oranını beş yılda iki kattan fazla artırmasının ardında düzensiz göç, ekonomik durgunluk, enerji maliyetleri ve Berlin yönetimine duyulan güvensizlik gibi faktörler yer alıyor. Doğu ile Batı Almanya arasındaki sosyo-ekonomik farklılıkların devam etmesi de AfD’nin güç kazandığı zemini besliyor.
Dr. Kaya’ya göre AfD artık yalnızca bir tepki partisi olmaktan çıkıp, daha kalıcı bir seçmen kitlesi oluşturuyor. Bu durum, partiyi siyasi sistemin dışında tutmayı zorlaştırıyor.
Saksonya-Anhalt seçim sonuçları uluslararası alanda da geniş yankı buldu. Fransa Maliye Bakanı Roland Lescure sonucu “çok endişe verici bir işaret” olarak nitelendirirken, Avrupa İşleri Bakanı Benjamin Haddad “Avrupa için çok ciddi bir an” yorumunu yaptı. Polonya Başbakanı Donald Tusk, AfD’nin zaferine sert tepki göstererek, “Sadece aptallar ya da hainler Almanya’daki AfD zaferinden sevinebilir” dedi.
Bu sonuçların Almanya’nın göç politikası üzerinde baskı oluşturması bekleniyor. Friedrich Merz hükümeti, sınır güvenliğini artırma, düzensiz göçü azaltma ve sınır dışı uygulamalarını hızlandırma yönünde baskı altında kalabilir. AfD’nin Avrupa Birliği’nin yetkilerine yönelik eleştirel tutumu ve Rusya’ya uygulanan yaptırımlara karşı çıkması, Berlin’in dış politikasında da tartışmaları derinleştirebilir.
Dr. Kaya, asıl meselenin AfD’nin yükselişinin devam edip etmeyeceği değil, Alman siyasal sisteminin bu yükselişe nasıl karşılık vereceği olduğunu vurguladı. Saksonya-Anhalt’tan çıkan sonuç, doğuda başlayan siyasi dalganın ülkenin batısına yayılıp yayılmayacağı sorusunu gündeme taşıyor.
Reklam & İşbirliği: [email protected]